26
Haz

PROJE Mİ, ÜRÜN MÜ?

Selçuk Kalafat, PMP – Müşteri Hizmetleri Yöneticisi

Son zamanların IT dünyasındaki tartışma konularından biri de işinizi yapıyorken odağınızın ürün mü proje mi olduğu sorusu. Bu soruya muhatap olan kişiler çoğunlukla dengeli bir yaklaşım sergilediklerini, projeyi belirlenen kriterler çerçevesinde tamamlamayı hedeflemekle birlikte ortaya kaliteli bir ürün çıkarmak için de uğraşı verdiklerini ileteceklerdir. Ancak yine çoğunlukla, belki de metrik ölçümlerinin kolay olması sebebiyle proje bakış açısının baskın olduğunu ve kapsam/maliyet/süre kriterlerini karşılayan projelerin; ürünün başarısı, müşteri memnuniyeti ikinci planda tutularak başarılı ilan edildiğini görüyoruz.

Proje Bakış Açısı

Öncelikle proje yaklaşımının kendisinde bir sorun olmadığını belirtmek isterim. Belli bir hedefe ulaşmak için bir dizi aktiviteyi belirlenen süre çerçevesinde yapılmasını sağlamada efektif bir yaklaşım proje yaklaşımı. Ancak projeler birçok kez yanlış kullanılıyor. Organizasyonlar ana hedefi projeyi zamanında, bütçesinde ve belirlenen kapsam dahilinde tamamlayabilmek olan takımlar kuruyorlar ve bu hedefler gerçekleştiğinde proje başarılı ilan ediyorlar.

Proje kültürünün başka bir alışılmışı da kişilerin kullanılan kaynak planlama programında gösterilen müsaitlik durumuna göre projeye atanmasıdır ki bu da projelere her zaman en uygun çalışanları atanamadığına ve verimi düşüren yer değiştirmelerin olabileceği anlamına gelir. Detaylı tasarımlar, Gantt grafikleri ile proje takibi, birçok verinin bulunduğu kapsamlı raporlar ve geliştirmecilerin vakitlerini nasıl harcadıklarını açıkladığı kayıtlar yine klasik proje yönetimi yaklaşımının alışılmışlarındandır.

Tarihler, bütçe ve kapsam tabi ki önemlidir. Ancak nihayetinde mesele müşterinin istediği doğru ürünü sunabilmeye dayanıyor. Daha önce belirtildiği gibi bu hedefler yakalansa dahi ürünün kendisi beklentileri karşılamayabilir. Durumu şöyle özetleyebilirsiniz: Operasyon başarılı (proje), ancak hastayı kaybettik (ürün).

Ürün Bakış Açısı

Odağınızı projeden ürünü çevirmeye karar verdiyseniz, çalışan takımlara sorumluluk ve özgürlük alanı verin. Müşterileriniz için en yüksek değeri sağlayabilecek ürünü geliştirebilmeleri için onları motive edin. Takım üyelerine siz tek tek iş vermek yerine onların bütünsel bakış açısıyla backlog’dan işleri çekmesini sağlayın. Geliştirdiğiniz ürünün müşterinize sunduğunuz eseriniz olduğunu unutmayın.

Bu yaklaşımda başarıyı; kullanıcının ürünü benimsemesi, sizinle iş yapmaya devam etmesi, gelirlerin artması ve giderlerin azalması ile ölçersiniz. Böylece sonuç vermeyen işlerin azalmasını ve verimliliğin artmasını sağlanmış olacaktır.

Başarılı ürün yöneticileri, proje bakış açısının da önemini anlamakla birlikte ürün bakış açısını tercih ederler. Çünkü


.
Ürün stratejisi ve vizyonu oluşturmada,
.
Müşteri memnuniyeti sağlamada,
. Doğru ürünü geliştirmede öncelikler, riskler, sunulan değerler ve bağımlılıkların dengelenmesinde,
. Hızlı sürümler çıkarabileceğiniz ürün yol haritası çıkarmada,
. Gelirlerin ve yatırım geri dönüşlerinin (ROI) arttırılmasında
. Ve en önemlisi doğru ürünün geliştirilmesinde

ürün bakış açısının daha doğru bir seçim olduğunu bilirler.

Sizin Bakış Açınız

Bu yazıda derinlere inmeden ürün / proje bakış açılarının baskın yönlerine kısaca değindik. Elbette herhangi birini seçtiğinizde diğer seçeneğin pratiklerini tamamen bırakmış olmuyorsunuz. Ancak seçiminiz önceliklerinizi ve başarı metriklerinizi belirlediği için kendinizi değerlendirmenizde ve işlerinize yön vermede kritik öneme sahip.

Son olarak şu küçük sorunun kendi bakış açınızı test etmenizde faydalı olacağını umuyorum: İş bittiğinde projenin kapanışını mı kutluyorsunuz, ürünün başarısını mı?

Başarılı ürünler dilerim

Kaynak

https://www.scrum.org/resources/blog/project-mindset-or-product-mindset